tarafından

PEYGAMBERE SALAT GETİRİLMESİ

uydurma hadis

 

PEYGAMBERE SALAT GETİRİLMESİ

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem anıldığında, kendisine salât getirmeleri onun ümmeti üzerindeki haklarındandır. Yüce Allah şöyle buyurdu:

“Allah ve melekleri, peygambere salât etmektedir. Ey inananlar! siz de ona salât edin; içtenlikle selâm edin” (Ahzâb, 33/56).

İbn kesir bu âyeti tefsir ederken şöyle demiştir: “Yüce Allah kullarına Peygamber’inin yücelerin yücesindeki mevkiini haber veriyor ve onu kendisine yakın meleklerin yanında övdüğünü, meleklerin de onun için mağfiret dilediklerini bildiriyor. Sonra da bu süflî âlemdeki insanlara, Peygamber’ine salât ve selâm getirmelerini emrediyor ki ulvî ve süflî âlemin varlıkları ona övgü ve senâda ittifak edip birleşsinler”.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât ve selâm getirilmesi, her erkek ve kadın müminin üzerine farzdır. Bu yapıldığı takdirde yüce Allah büyük ecir verecektir. Yine bu, verilen emre itaat anlamına gelir. İnsan sadece salât veya selâmla yetinmemelidir. İkisini beraber getirir. Sadece “Allah ona salât etsin” ve “Ona selâm olsun” demez. en-Nevevî böyle dedikten sonra şunu ilâve etti: Peygamber’e salât getirildiğinde, salâtla selâm bir araya getirilmelidir yani “Salat ve selâm onun üzerine olsun” denilmelidir.

Yüce Allah’ın şu sözü bunu tasdik etmektedir: “Siz de ona salât edin; içtenlikle selâm edin” (Ahzâb, 33/56)

  Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem Salât Getirmenin Hükmü:

  İbn Hacer -Rahimehullah- Fethul-Bârî’de şöyle demiştir: Peygamber’e salât ve selâm getirmenin hükmüne gelince, âlimlerin bu konuda on görüşü vardır.

  1- İbn Cerîr’in görüşü. Bu, müstehaptır. O, bu konuda ittifak olduğunu iddia etti.

   2- Bu, sınırlama olmaksızın toptan farzdır. Fakat bunun en azı, bir defa yapılmasıdır.

   3- Ömürde, bir namazda veya başka bir durumda farzdır. Bu, kelime-i tevhide benzemektedir.

   4- Namazın sonundaki oturmada (Ka’de’de) farzdır.

   5- Teşehhüdde farzdır.

   6- Yer belirlenmeden namazda farzdır

   7- Sayı belirlemeden onu çoğaltmak gerekir.

   8- Her anıldığında salât ve selâm getirilmelidir.

   9- Defalarca anılsa bile, her mecliste bir defa salât getirilir.

   10- Her duada.

Bazı âlimler, ömürde bir defa -ki doğru olan budur- farz olduğunu söylediler. Salat ve selâm getirilmesi gereken yerlerde de böyledir.

Aşağıdakiler salât  getirmenin farz olduğunu bildiren delillerdendir!

Yüce Allah şöyle buyurdu: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salât getirirler. Ey inananlar! Siz de ona salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin” (Ahzâb, 33/56).

Abdullah b. Amr b. el-Âs radıyallahu anh Rasûlullah’tan şunu duydu: “Kim bana bir salât getirirse, Allah ona on salât getirir”[1]

  İbn Mes’ud’un radıyallahu anh rivayet ettiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyamet günü, bana en yakın insan bana en çok salât getirendir.”[2]

  Fedâle b. Ubeyd şunu rivayet etti: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazında dua edip Rabbini temcid etmeyen (övmeyen) ve peygamber’e salât getirmeyen birisini duydu ve: “Bu adam acele etti” dedi. Sonra onu yanına çağırıp şöyle dedi: “Sizden birisi namaz kılınca, önce Rabbini övmekle başlasın, sonra Peygamber’ine salât getirsin. Daha sonra dilediği gibi dua etsin”[3]

  Ebu Hureyre’nin radıyallahu anh rivayet ettiğine göre Rasûlullah Salallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kimsenin burnu yere sürtülsün”[4]

İmam Ahmed’in Musned’inde, Ali b. el-Huseyn’in babasının Rasûlullah’tan sallallahu aleyhi ve sellem rivayet ettiği şöyle bir hadis vardır: Cimri, yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kimsedir”.

  Ebu Hureyre’nin radıyallahu anh rivayet ettiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

   “Bir grup bir mecliste oturup da Allah’ı anmadan ve bana da salât getirmeden dağılırsa, kıyamet günü onların üzerine bir hasret ve üzüntü çöker. Allah dilerse onlara azap eder, dilerse bağışlar”[5]

  Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem Salât Gereken Yerler:

   1- En önemlisi budur. Müslümanlar bunun meşru olduğunda ittifak ettiler. Bu, namazda son teşehhüdde getirilen salâttır. Son teşehhüd namazın on dört rüknunden biridir. Bunu kasten terkedenin namazı batıl olur. Beyhakî, büyük tabiî Şa’bi’den güçlü bir senetle, Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem şu hadisini rivayet etti: “Teşehhüdde peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem salat getirmeyen namazını iade etsin”.

Bu konuda, daha önce geçen Fedâle’nin rivayeti de vardır. Hadis sahihtir. Ona baş vurulmalıdır.

   2- Cenaze namazında, ikinci tekbirden sonra. Sünnette şöyledir:Birinci, tekbirden sonra Fatiha’yı okur. İkinci tekbirden sonra, Peygamber’e salât getirir. Üçüncü tekbirden sonra, ölüye dua okur, dördüncü tekbirden sonra, biraz bekler, sonra bir defa sağa selâm verir.

   3- Hutbelerde: Cuma, bayram hutbeleri ve yağmur duası gibi.

   4- Müezzin’in sesini duyunca: İmam Ahmed’in Musned’inde, Abdullah b. Amr b. el-Âs’ın rivayet ettiği şöyle bir hadis vardır: “Müezzini duyunca, onun söylediğinin aynısını söyleyin, sonra bana salât getirsin. Çünkü kim bana salât getirirse, Allah da ona salât getirir..”[6]

   5- Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem anılınca: Çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Cimri, yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kimsedir”[7] buyurmuştur. İbn Hacer Fethu’l-Bârî’de Ebu Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadisi nakletmiştir: “Yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kimse, öldüğünde cehenneme girer ve onu Allah rahmetinden uzaklaştırır”[8]

   6- Cum’a günü ve gecesi: Şeddâd b. Evs’in rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Cuma günü, en faziletli günlerinizdendir. Âdem o gün yaratıldı. Ruhu da o gün alındı. Nefâ (Sûr’a üfürülme) o gün olacak. O gün bana, bol bol salât getirin. Çünkü salâtınız bana sunulur”. Sahabîler şöyle dediler: Allah’ın Rasûlü! “Senin vücudun çürümüş haldeyken bizim salâtımız sana nasıl sunulur?” Dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu soruya şöyle cevap verdi: “Yüce Allah yere Peygamberlerin cesetlerini yemeyi yasaklamıştır”[9]

   7- Camiye girerken ve çıkarken: Fâtıme şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem camiye girerken Muhammed’e salât ve selâm getirir ve: “Rabim! Günahlarımı bağışla ve bana lütuf kapılarını aç” derdi. Ve çıkarken de aynı duayı yapardı.[10]

   8- Anıldığında ve her zaman, Peygamber’e salât getirilmesi:Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın yer yüzünde seyahat eden melekleri vardır, onlar ümmetimden bana selâm tebliğ ederler.”[11]

   9- Duadan önce ve sonra: Dua eden kimse duasına Allah’a hamd ve senâ (övgü) ile başlar, sonra Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât getirir, dünya ve ahiret iyilikleri diler, duasını Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem salâtla bitirir. Çünkü şöyle bir rivayet vardır: “Bana yapılan iki salât arasındaki dua, geri çevrilmez”. Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd’un radıyallahu anh şöyle bir rivayeti vardır: “Sizden birisi Allah’tan bir şey istediğinde, Allah’a hamd ve ona lâyık bir şekilde övgüyle başlar, sonra Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem salât getirir”.

Şu hadis yukarda geçmişti: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem duasında Allah’a övgüde bulunmayan ve Peygamber’e salât getirmeyen birisini duydu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu kişi acele etti” dedikten sonra onu çağırdı ve şöyle dedi:

“Sizden birisi namaz kılınca, Allah’a hamd ve senâya başlasın, sonra Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem salât getirsin, daha sonra da dilediği sayıda dua etsin”[12]

   10- İsmi yazıldığında ve okunduğunda: Çünkü Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e namazların teşehhüdünde ve başka yerlerde salât getirmek meşrudur. Bu Rasûlullah’ın adı, bir kitaba, mektuba, makale vb. şeye yazılırken de gerçekleşir. Meşru olan, Allah’ın bize emrettiğini gerçekleştirmek için salât’ın tam yazılmasıdır. Okuyucu, görünce onu hatırlamalıdır. Salâtın (s.), (s.a.s.) (a.s.) gibi kısaltılarak yazılması uygun değildir. Bunda yüce Allah’ın “Ona salât getirin ve samimi bir şekilde selâm edin” emrine aykırı davranma vardır.

İbnu’s-Salâh “Mukadimetu ibni’s-Salâh” diye bilinen “Ulûmu’l-hadis”te şöyle der: “Dokuzuncusu: Anıldığında, “Allah’ın Rasulü’ne salât ve selâm olsun” diye yazmaya dikkat etmesi ve tekrar tekrar yazmaktan usanmaması. Çünkü bu, hadis öğrencilerinin peşinen elde ettikleri kazançların en büyüklerindendir. Bunu ihmal eden, büyük bir kısmetten mahrum olur .

Bununla ilgili bazı salih rüyalar da vardır.

İbnu’s-Salah şöyle der: Yazarken şu husustan sakınmalıdır.

“Ve sellem= selâm etsin”i yazmamak sûretiyle, onu eksik olarak yazması, Hamza el-Kınanî şunu anlattı: Hadisi yazıyordum. Peygamberin adı geçtiğinde kısaltmak için “ve sellem”i yazmıyordum. Rüyamda Peygamber’i sallallahu aleyhi ve sellem gördüm. Bana: “Niçin bana salâtı tamamlamıyorsun?” dedi. Ondan sonra “Ve sellem”siz hadis yazmadım. İbnu’s-Salâh şunu ilave etti: “Aleyhi’s-Selâm” yazılması mekruhtur.

Allâme es-Sehâvî, Fethu’l-muğhis Şerhu Elfiyyeti’l-hadîs li’l-Irâkî adlı kitabında şöyle der: Ey yazıcı! “Allah’ın Rasûlü’ne salât ve selâm olsun”u yazarken kısaltma yoluna gitmekten sakın.

Es-Suyûtî de Tedribur-râvî fî şerhi Takrîbi’n-Nevâvî adlı kitabında şöyle der: “Salât ve selâmı yazarken kısaltma yapmak mekruhtur. Tam yazılmalıdır”.

Her erkek ve kadın müminin görevi, her zaman Peygamber’e salât ve selâm getirmeye devam etmek, en iyiyi, ecir ve sevabı artıranı istemek, Peygamber’in ümmeti üzerindeki en önemli haklarından olan bunun gibi şeylerde, şeytanı ve onun aldatma ve küçümsemesini bırakmaktır.

Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem salât getirilecek yerler yukarda yazılanlardan daha çoktur. Bunları âlimler kitaplarında belirttiler. Bazılarını özetleyeceğim:

   11- Kunutun sonunda,

   12- Safâ ile Merve’de, meclislerde bir araya gelindiğinde.

   13- Telbiye bitirildiğinde.

   14- Tavafta Hacer-i Esved’e dokunulduğunda.

   15- Ders, konferans ve seminerlerde.

   16- Kur’ân hatmedildikten sonra.

   17- Meclisten kalkıldığında

   18- Camilerin yanından geçildiğinde ve onlar görüldüğünde.

   19- Üzüntü, keder ve sıkıntılarda

   20- Yüce Allah’tan mağfiret ve rahmet dilendiğinde,

   21- Günün başında ve sonunda

   22- Günah işleyen, Allah’ın onu bağışlaması için günahtan hemen sonra.

   23- Erkek kadınla nişanlandığında

   24- Eve girilince

   25- Allah’ı her zikrettiğinde

   26- Bir şeyi unutup hatırlamak istediğinde

   27- Yatarken

   28- Namazlardan sonra

   29- Kulak çınladığında

Bunlar, âlimlerin belirttiği yerlerin bir kısmıdır. Ancak sen, Peygamber’i her zaman an. Muslim’in Sahih’inde, Hz. Peygamber’in şu hadisi vardır: “Kim, Peygamber’e bir defa salât getirirse, Allah da ona on defa salât getirir”.

  Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e Salât Getirmenin Yararları:

   1- Yüce Allah’ın emri yerine getirilmiş olur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmuştur:

  “Allah ve melekleri Peygamber’e salât etmektedir. Ey inananlar! siz de ona salât edin, içtenlikle selâm edin” (Ahzâb , 33/56)

   2- Kıyamet gününde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yakın olma. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyamet günü, insanların bana en yakın olanı, bana en çok salât getirenidir”[13]

   3- Bir defa salât getirene Allah’tan on salât gelmesi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: “Kim bana bir defa salât getirirse, Allah ona on defa salât getirir”[14]

   4- Salât getirenin on derece yükseltilmesi.

   5- Salât getiren için on sevap yazılması.

   6- Salât getirenden on günahın silinmesi. Bunun delili, Ebu Berde’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Ümmetimden kim kalpten, içtenlikle bana salât getirirse, Allah ona on salât getirir, onun derecesini on kat artırır. Onun için on sevap yazar ve on günahını siler”[15]

Benzeri Teysiru’l-aliyyi’l-kadîr’de[16] de zikredildi.

   7- Allah’ın, insanın sıkıntı ve üzüntüsünü gidermesi: Bir sahabi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e: Devamlı sana salât getirmeme ne dersin? dedi de, o şöyle cevap verdi: “O zaman Allah senin dünya ve ahiret sıkıntılarını giderir”[17]

   8- Duadan önce ve sonra salât getirdiğinde, o duanın kabul edileceğinin umulması. Bunun delilini daha önce gördük: “Allah’a hak ettiği şekilde hamd ve senada bulunduktan ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât  getirdikten sonra; “İstediği şekilde dua etsin”  Bir başka rivayet de şöyledir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, namaz kılan, Allah’a hamdeden, senâda bulunan ve peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem selât getiren birisini duyunca: “Dua et ki icabet edilsin. İste ki, sana verilsin” buyurdu.

   9- Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât getirme, onun şefaat etmesine sebeptir. Abdullah b. Amr b. el-Âs’ın rivayet ettiğine göre peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müezzini duyunca, onun söylediğinin aynısını söyleyin, sonra bana salât getirin. Çünkü kim bana salât getirirse, Allah da ona on salât getirir. Allah’tan bana vesile vermesini isteyin. O, cennette, Allah’ın kullarından sadece birine uygun olan bir derecedir. Benim o kişi olacağımı umuyorum. Kim, Allah’tan benim için vesileyi isterse, şefaatı hak eder”[18]

   10- Peygamberimize salât günahların affına sebeptir. Birisi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e şöyle sordu:

“Bütün salâtım/duamı sana ayırayım mı?” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem da şöyle cevap verdi: “O zaman, Allah da senin bütün günahını affeder”[19]

   11- Rasûlullah’a sallallahu aleyhi ve sellem salât, ihtiyaçların yerine getirilme sebebidir. Abdullah b. Amr b. el-Âs’ın rivayet ettiğine göre, bir adam: Ey Allah’ın Rasûlü! Müezzinler bizi geçiyorlar, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem da şöyle cevap verdi:  “Sen de onların dediği gibi, de, ezanı bitirince (bana salât et, sonra) iste ki sana verilsin”[20]

   12- Meclisin iyi olması ve kıyamet gününde, o mecliste oturanların üzerinde bir hasret ve üzüntü olmamasına sebeptir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir grup bir mecliste oturup da Allah’ı anmadan, bana da salât getirmeden dağılırsa, üstlerine Allah’tan bir hasret çöker, Dilerse onlara azap eder, dilerse onları bağışlar”[21]

   13- Anıldığı zaman Peygamber’e salât getirince kuldan cimrilik adını siler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Cimri, yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kimsedir”[22]

   14- Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem anıldığında, salât getirmeyenin burnunun yere sürtülmesi için yapılan bedduadan kurtulması, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Yanında anıldığımda bana salât getirmeyenin burnu yere sürtülsün”[23]

   15- Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât, onu getirene cennetin yolunu gösterir ve onu terkedene, cennetin yolunu şaşırtır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bana salât getirmeyi unutursa, ona cennetin yolu unutturulur”[24]

   16- Kul, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salât getirdiğinde şakilikten (bedbahtlıktan yani ahirette kötü durumda olmaktan) kurtulur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şakî, yanında anıldığımda bana salât getirmeyen kuldur”[25]

   17- Peygamber’e salât getirilmesi, kulu kabalıktan kurtarır, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Birisinin yanında anılıp da onun bana salât getirmemesi kabalıktır”[26]

   18- Salât getirme, salât getirenin adının Peygamber’e sallallahu aleyhi ve sellem sunulma sebebidir. Bu konuda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:  “Salâtınız bana arzedilir”[27]

19- Salât, meleklerin kula salât etmelerine[28] sebeptir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir Müslüman yoktur ki bana salât  getirsin de melekler ona o süre içinde salât getirmesin. Öyleyse her kişi bunu söylesin ve çoğaltsın”[29]

   20- Salât, yoksulluğu sebebiyle sadaka veremeyen kimse için sadaka yerine geçer.

   21- Salât, ölümünden önce kula, cennetin müjdelenmesine sebeptir.

   22- Salât, salât getiren için tezkiye ve temizlik demektir.

   23- Salât, kıyamet günündeki korkulardan kurtuluş sebebidir.

   24- Salât, Peygamberimizin kendisine salât ve selâm edenin cevap vermesine sebeptir.

   25- Salât, kula unuttuğunu hatırlatır.

   26- Salât, yoksulluğun gitmesine sebeptir.

   27- Salât, içinde Allah ve Rasûlünün zikredilmediği meclisin kötü havasını giderir.

   28- Sıratta kulun nurunun artmasına sebeptir.

   29- Salât, salât getirene bereket sebebidir.

   30- Salât, yüce Allah’ın rahmetine erişme sebebidir.

   31- Salât, salât getirenin Peygamber’i sallallahu aleyhi ve sellem sevme sebebidir.

   32- Salât, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in salât getireni sevme sebebidir.

   33- Salât, kulun hidayetine ve kalbinin yaşamasına sebeptir.

Peygamberimize salât getirmenin faydaları pek çoktur. Ben bunların bir kısmı hakkında sözü uzattım, bir kısmında da kısa konuştum.

  Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e Nasıl Salat Getirilir?

Peygamber’e salât getirme şekilleriyle ilgili pek çok hadis vardır. Ben bunları kaynaklarıyla birlikte zikredeceğim:

   1- Buhârî, Sahih’inde Ka’b b. Ucre’den şunu rivayet etti: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizim yanımıza geldi. Biz de O Allah’ın Rasûlü! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik. Peki sana nasıl salât getireceğiz? dedik. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:

  “Şöyle deyin: Allah’ım! Muhammed’e ve ailesine, İbrahim’e ve ailesine salât ettiğin gibi salât et. sen hamîd ve mecîdsin Allah’ım! İbrahim’i ve ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini mübarek kıl. Sen hamîd ve mecîdsin.”

   2- Yine Buhârî’de şöye bir rivayet vardır: Ebû Saîd el-Hudrî: “Allah’ın Rasûlü! Bu sana selam! (Onu öğrendik). Sana nasıl salât getireceğiz?” dedik. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle cevap verdi: “Allah’ım! Kulun ve elçin olan Muhammed’e, İbrahîm’e salât ettiğin gibi salât et. İbrahîm ve âilesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed ve ailesini mübarek kıl, deyin.”

   3- Yine Buhârî’de Ebû Humeyd es-Sa’idî’nin şu rivayeti vardır: Sahabîleri: “Allah’ın Rasûlü! Sana nasıl salât getireceğiz?” diye sordular. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi.

“Şöye deyin: “Allah’ım! Muhammed’e, eşlerine ve çocuklarına, İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi salât et. İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i, eşlerini ve çocuklarını mübarek kıl. Sen hamîd ve mecidsin.”

4- Ebû Dâvûd’da el-Albânî’nin de sahîh dediği bir rivayet vardır: Ebû Mes’ûd el-Ensâri şunu anlattı: Sa’d b. Ubâde’nin meclisinde, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yanımıza geldi. Beşir b. Sa’d ona şunu sordu:

“Ey Allah’ın Rasûlü! Allah bize sana salât getirmemizi emretti. Ama sana nasıl salât getireceğiz?” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sustu. “Keşke ona böyle bir şey sormasaydık” dedik. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah’ım! İbrahim’e salât ettiğin gibi, Muhammed’e ve ailesine salât et. İbrahim’i mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini mübarek kıl. Sen hamîd ve mecîdsin, deyin”.

   5- El-Hakem şunu rivayet etti:

“Allah’ım! İbrahim’e salât ettiğin gibi, Muhammed’e ve Muhammed ailesine salât et. Sen hamîd ve mecîdsin. Allah’ım! İbrahim’i mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini iki âlemde mübarek kıl. Sen hamîd ve mecîdsin”[30]

   6- Ukbe b. Amr’ın rivayetine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şöyle deyin: Ümmî Peygamber Muhammed’e ve onun ailesine salât et”[31]

   7- İbn Mâce’de Ebu Humeyd es-Sâidî’nin rivayet ettiği şu sahîh hadis vardır: Sahabîler:

“Ey Allah’ın Rasûlü! Bize sana salât getirmemiz emredildi. Ama biz sana nasıl salât getireceğiz?” Diye sordular. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

“Şöyle deyin: Allah’ım! Muhammed’e, eşlerine ve çocuklarına, İbrahim’e salât ettiğin gibi salât et. İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i, eşlerini ve çocuklarını, iki cihanda mübarek kıl. Sen hamîd ve mecîdsin!”, buyurdu.

   8- Nesâî’de, el-Albanî’nin sahhih dediği, Ebu Mes’ûd’un rivayet ettiği şu hadis vardır:

“Şöyle deyin: Allah’ım! Muhamed’e ve onun ailesine, İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi salât et. İbrahîm’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini iki cihanda mübarek kıl. Sen Hamîd ve Mecîd’sin”. Selâm bildiğiniz gibidir.

   9- Talha b. Abdillah şunu anlattı: biz; “Allah’ın Rasûlü! Sana salât nasıl getirilir?” dedik. O da şu cevabı verdi: “Şöyle deyin. Allah’ım! İbrahim ve ailesine salât ettiğin gibi, Muhammed ve ailesine salât et. Sen hamîd ve mecîdsin. İbrahim’i ve ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammad’i ve ailesini mübarek kıl”[32]

   10- Yine Nesâî’de, el-Albânî’nin sahih dediği, Ebû Saîd el-Hudrî’nin rivayet ettiği şu hadis vardır: “Şöyle deyin: Allah’ım! İbrahim’e salât ettiğin gibi, kulun ve elçin Muhammed’e salât et. İbrahim’i mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve ailesini mübarek kıl”.

   11- İbn Kesîr, Tefsir’inde şöyle demiştir: Ebû Hatîm, Ka’b b. Ucre’den şunu rivayet etti:

“Allah ve melekleri, Peygamber’e salât etmektedir. Ey inananlar! Siz de ona salât edin; içtenlikle selâm edin” (Ahzâb, 33/56) mealindeki âyet inince: Allah’ın Rasûlü! Sana nasıl selâm verileceğini öğrendik. Sana salât nasıldır? dedik. Cevabı şu oldu: “Şöyle deyin: Allah’ım! İbrahim’e ve ailesine salât ettiğin gibi, Muhammed’e ve ailesine salât et. Sen hamîd ve mecîdsin. İbrahim’i ve ailesini mübarek kıldığın gibi Muhammed ve ailesini mübarek kıl. Sen hamîd ve mecîdsin”[33]

Âlimler kitaplarında, Peygamber’e salât’ın pek çok şeklini zikretmişlerdir. Biz bu kadarıyla yetindik.

.

Yahyâ b. Mûsâ ez-Zehrânî


[1] Muslim.

[2] Tirmizî v.b.

[3] Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Huzeyme, İbn Hıbbân. Hadis sahihtir.

[4] Tirmizî, Hadis Sahihtir.

[5] Tirmizî, Hadis sahihtir.

[6] Sahihtir.

[7] Tirmizî, Hasen sahih hadistir.

[8] Tirmizî, Hâkim.

[9] Nesâî, el-Albânî sahîh olduğunu söylemiştir.

[10] Tirmizî, el-Albânî sahih  olduğunu söyledi.

[11] Ahmed, Nesâî, Hadis sahihtir.

[12] Hâkim vb. Hadis sahihtir.

[13] Tirmizî, Hadis, hasen sahihtir.

[14] Muslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî.

[15] Nesâî. İbn Hıbbân sahih olduğunu söyledi.

[16] III/514.

[17] Ahmed, Hadis sahihtir.

[18] Ebû Dâvûd vb. Hadis sahihtir.

[19] Sahîh.

[20] Ebû Dâvûd, el-Albânî: Hasen sahihtir, dedi.

[21] Tirmizî, Hadis sahihtir.

[22] Tirmizî. Hadis, hasen sahihtir.

[23] Tirmizî, Hadis, sahihtir.

[24] İbn Mâce. Hasen sahih bir hadistir.

[25] Tabâranî.

[26] Abdurrezzak, Musannef.

[27] Ebû Dâvûd.

[28] Meleklerin salâtı, dua ve istiğfardır. (çevirenin notu)

[29] İbn Mâce.

[30] Ebû Dâvûd. Sahih hadistir.

[31] Ebû Dâvûd. Sahîh hadistir.

[32] Nesâî. Hadis sahihtir.

[33] Hadis sahihtir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s